SON HABERLER
 
 
kod: 287560
نظرات: 71 بازدید
Tarih: 13 Nisan 2018 Cuma
Fehmi Koru
ABD ile Rusya savaşacaklar mı
ABD ile Rusya savaşacaklar mı, yoksa başka şeyler mi oluyor? Benim görüşüm…
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

“Her şey istediği yönde gelişirken Beşşar Esad durduk yerde kimyasal silah kullanır ve dengelerin aleyhine değişmesini sağlar mı?”diye soruluyor.

İlk bakışta makul gelen bir soru bu.

Bir soru da şu: “ABD gibi bir ülke Trump’ın bir gün öyle ertesi gün böyle mesajlar veren Twit’leriyle yönetilir mi?”

Trump’ın “Bekle Rusya, Suriye’ye yönelik füzelerimizi bekle, geliyorlar” Twit’inden birkaç saat sonra “Ben hemen saldıracağız demedim, belki hiç saldırmayabiliriz de” diye ikinci bir Twit atması bu soruyu da haklı kılıyor.

Neler oluyor gerçekten?

Kimyasal şart değil, Suriye rejimi bilinçli

Suriye rejiminin Doğu Guta’da aralarında çocukların da bulunduğu 50’den fazla insanın hayatına mal olan saldırısında ‘kimyasal madde’ kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz. Bu bir iddia. Rejimin aynı bölgeye yine ‘kimyasal silah’ ile saldırdığı daha önce de gündeme gelmişti. Suriye rejimi bu iddiaları hep reddetti, şimdi de reddediyor.

Rejimin elinde Rusya tarafından sağlanmış kimyasal silahlar bulunduğuna inanılıyor. Saldırıda kullanıldığını red etseler de, Beşşar Esad ve rejim sözcüleri, ülkede kimyasal silah bulundurduklarını inkar etmiyorlar.

Kimyasal veya kimyasal değil, Suriye rejiminin Guta’ya saldırıları gerçek ve ancak kimyasal silah kullanılsa verilecek zararı da veriyor her saldırı.

Tepki gösterilmesi bu sebeple doğal.

Peki de, her şey yolunda giderken böyle bir şeyi neden yapıyor Beşşar Esad?

Basit iki sebepten…

İlki, şimdi olağanüstü tepki veren ülkelerin Rusya ve İran ikilisi karşısında manevra kabiliyetlerinin fazla olmadığını, her yere yaygınlaşabilecek bir dünya savaşını göze almadan Suriye’ye fazla bir şey yapamayacaklarını düşünüyor Esad.

Diğeri de şu: Guta’ya her saldırı orada yerleşik rejim karşıtı güçlerin elini zayıflatmakla sonuçlanıyor; Guta’da yaşayan ve savaşla hiçbir ilgisi bulunmayan insanlar yöreyi topluca terk ederek rejim karşıtlarını Beşşar yanlısı güçlerle karşı karşıya bırakıyorlar.

Önceki saldırılarda da çok sayıda insan Guta’yı terk etmişti, şimdi kaçanların sayısı da binlerle ifade ediliyor.

Hesabı bütünüyle doğru olmasa da, bugüne kadar istediğini elde etmiş görünüyor Esad.

“Yenilmedim, ayaktayım” görüntüsü rejim için önemli.

Trump ne yapıyor, ona ne yaptırılıyor?

ABD’nin –daha doğrusu Trump’ın- verdiği çelişkili tepkilerin bir rasyoneli var mı? Varsa nedir?

‘Gunboat diplomacy’ diye bir kavram var uluslararası ilişkilerde. Tek kurşun atmadan karşı tarafı daha önce asla razı olmayacağı izlenimi verdiği bir tavra zorlamanın yöntemi bu.

Eskiden sorunlu bölgeye gemilerinizle silah yığınağı yaptığınızda o sonuç genellikle alındığı için kavrama bu ad verilmiş…

ABD Trump twit’leriyle bir tür ‘gunboat diplomacy’ çalışması yapıyor. “Füzeleri gönderirim ha” çıkışı, eskinin sorunlu bölgeye dişine kadar silahlanmış askerlerle dolu gemiler göndermesinin bir benzeri.

“Hiç saldırmayabiliriz de” çıkışı ise, bana göre, Trump’ın Rusya-Suriye cephesine şahsi hediyesi.

Rusya ve Putin ile yakınlığı konusunda soruşturma geçiriyor Donald Trump ve galiba hakkındaki iddialar yanlış değil.

Kimyasal silah kullanıldıysa bile, BM’nin denetçileri devreye girene kadar, bunun kanıtlarının ortadan kalkması için Rusya-Suriye cephesine vakit kazandırmış oldu Trump.

Ya Türkiye?

Evet Suriye’de Türkiye de askerleriyle bulunuyor ve her gelişme ülkemizi de bir biçimde ilgilendiriyor.

Son restleşmede iki taraf da Türkiye’nin adını anmadı ve bu ülkemiz açısından iyi. Ancak, iki tarafa eşit uzaklığın söz konusu olamayacağı türden bir cepheleşme giderek kendini daha fazla belli ediyor ve Türkiye de bir tarafı tercih noktasına gelebilir.

Fransa ve İngiltere daha ilk günden ABD’nin saflarında buluştu, ancak öteki Avrupa ülkeleri –özellikle Almanya- “Ben yokum” mesajını vermekte.

Türkiye kendisine “Afrin’den çık” diyen Rusya-İran cephesiyle mi, yoksa “Menbiç’ten uzak dur, PYD/YPG ittifakıma karışma” diyen ABD ile mi yakınlık kuracak?

ABD’den gelen sert mesajlar biraz da Türkiye’yi kendi cephesine çekmeyle sonuçlanabilecek bir girişim olarak da yorumlanabilir.

‘Menbiç’ sözcüğünün Ankara tarafından daha az telaffuz edildiği bir döneme girebiliriz.

Gelişmelerle ilgili aklıma gelenler bunlar.

fehmikoru

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır