SON HABERLER
 
 
kod: 287238
نظرات: 98 بازدید
Tarih: 13 Mart 2018 Salı
Taha Akyol
Bağımsız Yargı?
ALMAN Die Welt gazetesinde çıkan ufak bir haber aslında fevkalade önemli.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Die Welt, “Türkiye, AB vizesi karşılığı tutuklu gazetecileri serbest bırakabilir” diye yazdı. (DW, 8 Mart)

Fakat tutuklama ve tahliye kararlarını ‘bağımsız yargı’ vermez mi?

Bir hukuk devleti bazı insanları tutuklayıp, siyasi bir gelişme karşılığında serbest bırakabilir mi?

Ülke yararı için varsın olsun diyenler varsa, başlarına gelmesini isterler mi?

‘AJAN’ DAVALARI

Elbette hukuk devletinde böyle bir şey düşünülemez. Ama bazı olaylar bu yönde kuşkulara yol açıyor.

Malum, aynı Die Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel 27 Şubat 2017’de tutuklanmıştı, ‘Alman ajanı’ ve ‘terör örgütlerinin işbirlikçisi’ diye ilan edilmişti!

Almanya ile Türkiye arasındaki gerilimlerin sebeplerinden biri olmuştu bu tutuklama.

Başbakan Binali Yıldırım, ilişkileri düzeltmek için Berlin’e gitti, Merkel’le görüşmesi sırasında Deniz Yücel konusunda iddianamenin hazırlanıp ‘kısa sürede bir gelişme olacağını umduğunu’ söyledi; 14 Şubat 2018.

Ve ertesi gün Deniz Yücel’in iddianamesi hazırdı, mahkeme de tahliye kararı verdi.

Hem de ‘yurt dışına çıkış yasağı’ koymadan, ‘adli kontrol’ gereği de duymadan.

Deniz Yücel 16 Şubat’ta Almanya’ya uçtu, tahliye edileceği anlaşıldığından olacak, önceden tutulmuş bir özel uçakla...

Ünlü Büyükada davasında da mahkeme 8 tutuklunun tamamını tahliye ederken sadece dört Türk vatandaşı hakkında ‘yurt dışına çıkma yasağı’ koymuştu.

DÜNYAYA ANLATMAK

Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında Anayasa Mahkemesi, “dosyada delil yok, tutuklamak insan hakları ihlalidir” diye karar verdi ama hâlâ tutuklular...

AYM böyle bir karar verdiğinde mahkemeler hemen tahliye kararı verirdi, kanunun gereği de budur. İşte İlker Başbuğ, işte Mustafa Balbay...

Fakat bu defa iktidar sözcüleri, “AYM yetkisini aştı” diye konuştular. Ardından mahkemeler, “AYM yetkisini aştı, tutukluluğun devamına...” diye karar verdiler.

Dahası AYM kararına rağmen müebbet hapse çarptırıldılar.

Hâkimlerin özgür kanaati de böyle olabilir ama bu tabloyu dünyaya nasıl anlatırsınız?

Bütün bu örneklerde hukukun evrensel ölçülerine göre ortaya çıkan ‘tuhaf’ durumları nasıl izah edersiniz?

Nureddin Yıldız gibilerin görüşlerine öteden beri kesinlikle karşıyım, ama söyledikleri Türk Ceza Kanunu’na göre ‘halkı düşmanlığa tahrik’ suçu değildir. Hem niye zamanında değil de, Cumhurbaşkanı yani ‘yürütme erki’ konuştuktan sonra ‘yargı erki’ soruşturma açtı?

‘TÜRKİYE’DE REHİN YOK’

Cumhuriyet davasında Murat Sabuncu ve Ahmet Şık tahliye edildi, geçmiş olsun.

Akın Atalay da gelecek celsede tahliye edilecek galiba, mahkeme başkanı ‘gemiyi en son kaptanın terk edeceğini’ söyledi.

Tutuklanmaları hataydı.

Bu ayın 26’sında Varna’da AB ile Türkiye arasında çok önemli bir zirve var. Elbette tahliyenin bununla ilgisi yok ama yine de faydası olur sanıyorum.

Türkiye maalesef tutuklamalarda siyasi görüntü veriyor. Öyle ki, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Amerika’da, “Türkiye’de siyasi rehin yok” diye açıklama yapma ihtiyacını duydu. (12 Ekim 2017)

Tabii yok da yargı bağımsızlığı konusunda kuşkular yaratan davranışların ülkeye büyük zarar verdiği görülmeli artık.

Bizim yargımızın da bağımsız olduğunu bin defa, milyon defa söylemenin pek etkisi olmuyor. Yargı bağımsızlığını sağlayacak evrensel ilkeler bellidir. Bunları kabul etmek ve kurumsal olarak hayata geçirmek gerekiyor.

Yazının devamını okumak için linki tıklayın:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/bagimsiz-yargi-40769976

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır