SON HABERLER
 
 
kod: 287216
نظرات: 84 بازدید
Tarih: 12 Mart 2018 Pazartesi
Veysi Dündar
Afrin’de Zaman Aşımı mı Var?
Dün Afrin’deki kaynağımdan aldığım mesajda şöyle deniliyordu:
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

“Can kardeşim,

Orada havalar nasıldır tahmin edebiliyorum ama buradaki havayı oradan tahmin etmek sanırım mümkün değildir.

Ateş barut kan ve gözyaşı arasında sinirler çelik tel gibi gerilmiş durumda…

Ötesini var sen hayal et..!

Şükür iyiyiz demeye dilim varmıyor ama yaşıyoruz çok şükür diyebiliyoruz ancak.

Bilmeyen ne bilsin bizi,

Bilenlere selam olsun..

Rabbime emanetsin.”

Bu mesajı okuduktan sonra bende uyanan sorgulama şu oldu:

Tv ekranında gördüğümüz bir topografik harita ile dağların yarları, geçitleri, bir kişinin zor sığdığı patikalar aynı şey değildir. Oturduğumuz yerden atmaya benzemiyor. Askeri akademide okumadım, hayatımda botum dağa taşa değmedi, başımın yanından mermi geçmedi benim hatta çoğumuzun… Dolayısıyla savaşı, sadece savaşanlar bilir, anlar anlatır, hisseder.

İşin bir diğer tarafı da gazozuna maç yapmamış adamın maç yorumu yapması kadar saçma bir durum bu.

Birebir savaşmış, can korkusu yaşamış olanların anlatacağı çok fazla bir şey yoktur bize…

Savaşmak demek rehavet hali demektir aynı zamanda. Kimi zaman bildiğini de unutabilirsin. Gözünün önünde olanı bile göremezsin.

(Röportajlarıma Gazi ile olan mülakatı da eklemiş bulunuyorum. Önünüzdeki haftalarda yayınlayabileceğimizi düşünüyorum.)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 50. günün sonunda Afrin ilçe merkezine varmaya, 4-5 km civarında mesafe kaldığını belirtmesinin ardından, HDP, twitter hesabından Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili bir mesaj paylaştı. Mesajda; “Türkiye’nin yüzölçümü: 784 bin km² Afrin’in yüzölçümü: 4 bin km² Türkiye, Afrin’den 196 kat daha büyük. Ve tam olarak #Afrin50GünOldu!” denildi.

Hdp’nin bu noktada itirazı yükseliyor. Dün sevgili Hüda Kaya yazdı bana…

“Afrin ile ilgili Türkiye kamuoyuna yansımayan, yansıtılmayan çok ciddi sivil ölümlerden bahsediliyor. Dünya kamuoyunda vahim görüntüler yayınlanıyor” dedi.

Bugünkü meclis konuşmasında bunu dile getireceğini söyledi.

Gerçekten Afrin’de bir gecikme mi var? Yoksa her şey yerli yerinde ve zamanında mı gerçekleşiyor? Sivil halk korunuyor mu? İnce elenip sık dokunması mı ilerlemeyi mahzurlu ve geniş zamanlı kılıyor? Yavaş ilerleme hükümetin kendi kararı mı? Ya da yavaş ilerlendiğiyle ilgili bunca itiraz, askeri yanlış yapmaya zorlamak için mi, acaba? … gibi gibi milyon tane soru geliyor akla..!

Dün de ayrıca gerçekleşen kaza da bir dünya soru işareti getirdi beraberinde.

Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye gelen Başaran Holding’e ait özel uçak, Tahran’ın güneyinde düştü ve 11 kişi hayatını kaybetti.

Bu da ayrı bir kehanet mi, nedir? Bu bölgede düşen kaçıncı uçak bu son iki ayda?

Makalemi tamamlamışken bölgedeki kaynağım bir mesaj daha yazdı:

“Abd ile anlaşmanın anlamı, bir taraf Pyd/Pkk bölgesi bir diğer taraf da Öso bölgesi paylaşımı mı acaba?

Şayet böyle bir şey varsa, bu hepsinden vahim bir durum olur..

Sebebi şu; Tsk kullanılarak Kürt devleti mi oluşturuluyor..?

Bu fikre itiraz edileceğinden emin olduğum kadar, Abd ile anlaşmanın da böyle bir durum için olduğundan eminim, demeyi istemem doğrusu…

Ama böyle zamanlarda şuna inanır şunu söylerim; Sular çekildiğinde kimin denize donsuz girdiği belli olur…”

Ortadoğu her saat değişebilecek dengelere sahip. Yazdıklarımızın bazı noktaları vE yaptığımız yorumların yarının reel politiği içinde karşılığı kalmayabilir. Afrin’de değerli olan en önemli şey; herşeyden önce hem savaşan insanlarımız hem de sivil şehir halkının yaşam hakkıdır.

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır