SON HABERLER
 
 
kod: 287027
نظرات: 100 بازدید
Tarih: 21 Subat 2018 Çarsamba
Veysi Dündar
Cemaat ve Tarikatların Bir De Bu Yüzleri Var
AKP döneminde daha rahat hareket edebilen, mürit sayılarını çok rahat artıran, sermaye olarak da had safhada...
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

AKP döneminde daha rahat hareket edebilen, mürit sayılarını çok rahat artıran, sermaye olarak da had safhada –yani holding boyutunda– güçlenip kök salan Cemaatler ya da Tarikatler içlerinde ve kendi aralarında kavgalara, ğaliz küfürlere, hakaretlere bulanmış durumdalar. Edepsizlik arşı alaya vardı.

28 Şubat sürecinde rahmetli Necmettin Erbakan’ın iftarına davet ettikleri basına yansıdığında kıyamet kopmuştu. O sıralarda Aczimendiler koro halinde İstiklal Caddesinde asalarıyla derviş edasıyla arz-ı endam ediyordu. Çok zaman geçmeden lider Müslüm Gündüz, helali olmayan ve ismi lazım gelmeyen bir kadınla pijamalı vaziyette basılmıştı.

“Ne istediler de vermedik?” hemhalliği yaşanan FETÖ, önce 17/25 Aralık, ardından 15 Temmuz gibi hain darbe girişimi ile; bu imkanlara karşılık verdi.

Şimdilerde sahnede Cüppeli Ahmet (Mahmut Ünlü) Hoca’nın durmadan arz-ı endamı söz konusu. Meydan ona kaldı. İlkin kendi cemaatinde yani nam-ı diğer İsmailağa Cemaatinde, Şefik Kocaman ve Muhammet Keskin Hoca ile hadis uydurma ve 28 Şubat’ta bedel ödememe suçlamalarıyla kavga başlamıştı.

Her iki grup da, konuşamayan, yürüyemeyen ve camın ardından muhiplerine görünen cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yolundan gittiğini iddia ederek İsmailağa Cemaati kitlesini yanına çekmeye uğraşıyor.

Ustaosmanoğlu’nun; koltuğu ve güç paylaşımı sıkıntıya gark etmiş, tehditler, edepsizlikler, kavgalar havada uçuşmuştu. Öyle ki kavga, Hac ziyaretine sıçramıştı.

Dipnot; 28 Şubat süreci de diyebileceğimiz 1998 yılında liderlerinden biri camide öldürülmüştü bu cemaatin.

Geçen yıl 12 öğrencinin yanarak can vermesine neden olan yurdun Süleymancılara (merhum Süleyman Hilmi Tunahan) ait olduğu malum. Bu yangını fırsat bilen İsmailağa Cemaati ile Süleymancılar arasında en sert ve çetin kavga yaşanmıştı.

Cemaat ve tarikatların birbirlerini çok rahat dinden çıkmakla eleştirmeleri aidiyetten artık. Oysa kudsi hadiste; “kimsenin kimseye kafir diye suçlama hakkı yoktur. Eğer suçlanan kişi kafir değilse, suçlayan kişinin dinden çıktığı” buyurulmuşken, bu hadisi kaale alan yok.

Karşılıklı akıl rahatsızlığı, rant yeme, çamur atma, “lan siz kimsiniz, necisiniz, oğlum” gibi hitaplarla küfürleşmeler, sert sözlerle suçlamalarda bulunan cemaat ya da tarikat savaşlarında son raunt Cübbeli Ahmet ile Nurcu Uşşaki Tarikatı Lideri Fatih Nurullah arasında gerçekleşiyor.

Özetle;
Cübbeli Ahmet: “Muaviye’ye FETÖ’cü diyemezsin. Böyle şeyhlik mi olur, böyle tarikat mı derken,
Fatih Nurullah Efendi, “Kimsiniz ulan siz, hangi dinin sahibisiniz, nasıl bir meşrebiniz var, nasıl bir itikadınız var sizin, yazıklar olsun. Terbiyesizler, hayasızlar, müptezel alimler… Benim işim ahireti kazanmak, benim işim para kazanmak, cukkalamak, sağı solu yontmak değil” diyerek cevap verdi.

Ekranlarda boy ölçüsü vermeye çalışanları bu hal sakinleştirmeyecek gibi. Yakında bu ortamın dışında fiili bir çatışma bilgisi gelse, inanın şaşırmayacağım.

Adnan (Oktar) Hoca olarak bilinen cemaatin etki alanı nedir bilmiyorum. Haremi andıran görüntü ile, talebeleri olduğu söylenen kediciklerinin dans ve rakkas görüntüleri ile ne kadar hizmet ettikleri de aforizma.

Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER evlerinde yaşanan çocuk istismarları geçen sene medyada yer bulmuştu. 10 erkek öğrenciye istismarda bulunan hoca 600 yıl ile yargılanmaya başlamıştı.

Cemaat ya da tarikatların rant kavgası ve hitap edepsizlikleri, sübyan rezaletleri, cinsel istismarları, birbirleriyle ilgili akıl almaz edebin çok uzağında görünen hal ve tavırları, insanı dinden soğutuyor. Haya duygusunu yerle yeksan ediyor. Sin konuşulduğunda dillendireceğim kelimeler boğazıma düğümleniyor. Milyon tane kötü örnek var. Nesini anlatıp, nesini örnekleyeceğiz. Aklım dumura uğruyor.

Cemaatlerin akredite olması kafi değil, edep haya din konularında da imtihan edilmeleri gerekiyor. Bu kadar ğaliz küfürleri ve sözleri kolayca dile getiren Hoca sıfatlı insanları gördükçe, arkalarında namaza durmak gelmiyor içimden. Cemaatlerin bir anda nasıl tarumar olabildiklerine de şahit olduk. Samimi olanları tenzih ediyorum, kayış atanlar ise lider kadrodakiler oldu hep.

Cemaatler ve tarikatların tabiatları gereği üyelerinin lidere biatı üzerine kurulu anti demokratik birer örgütlenmedir.
Çoğu, zıpla deyince zıplayacak, atla deyince atlayacak, koş deyince koşacak serflere sahip nesiller yetiştiriyorlar.

Medyaya yansıyan ve tanınan ünlü cemaat ya da tarikatların aslında kırk haramilerden bir farkı kalmamıştır.

Cemaat ya da tarikatlarla gelen istikbal, münasip bir yerdedir!

Gerçekten de; Cemaatler ya da Tarikatler sosyal bir ihtiyaç mıdır?

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır