SON HABERLER
 
 
kod: 287018
نظرات: 101 بازدید
Tarih: 20 Subat 2018 Salı
Soner Yalçın
Düşünsel yoksunluk
1980'ler… Türk medyasında büyük kırılma yaşandı: Hakikat yerini kurguya bıraktı.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Önemli olan gerçeğe ulaşmak değildi. Kitleleri hissi olarak etkileyecek yorum ağırlıklı “hikaye” yazmaktı.
İnsan özne olmaktan çıkarıp, nesne haline dönüştürüldü.
Medya endüstri oldu! Her şey satılabilirdi, yeter ki alıcısı olsun! Böylece “reklam” gerçeğin yerini aldı.
Plaza gazetecileri, iyi para kazanan profesyonellere dönüştürüldü. Gazetecilik “sınıf atlamanın” aracı yapıldı. Kazanan her şeyi alır dönemiydi.
“Fast-food haberler” dönemi başladı.
Köşe yazarlığı basit dil oyunlarına dönüştürüldü. İtibarıyla…
Köşe yazarı “taraftarları” coşturacak “amigo” rolünü üstlendi. “Maçı” kazanmak için her yol mubahtı; çarpıtmalar, abartmalar, asparagaslar…
Mizanpaj -tv döneminde stüdyo- önem kazandı!
Hedef; verileni olduğu gibi kabul eden, düşünmekten uzaklaşmış-yozlaşmış “sürü” yaratmaktı. Bunun adı “popülizm” idi.
Işıltılı vitrinlere çıkarılan çok gazeteci buna yenik düştü!
Peki…
Tüm bunların 1980'lerde başlaması tesadüf müydü?
ABD ve İngiltere öncülüğünde vahşi kapitalizm/neoliberalizm o yıllarda tekrar “pazara” sunuldu. Bunun ideolojisini dünyaya “neo-conservatists”/”neo-conlar” pazarladı. (Bunların önemli ideologlarından Albert Wohlstetter, Pentagon ve Rand Corporation'da danışmanlık yaptı. Paul Henze gibi CIA mensuplarının hocasıydı. Paul Wolfowitz ve Zalmay Halilzad öğrencileri arasındaydı. “Karanlıklar Prensi” Richard Perle'nin kayınpederiydi. Neyse.)
Kendilerine “liberal-demokrat” diyen Türkiye'deki “yeni aydın” tipi, bu neo-conların görüşlerini tekrarlamaya başladı:
– Sınıfsal kimlik, ulus devlet, emperyalizm artık demodeydi.
– Etnisite, sivil toplumculuk, serbest pazar, küreselleşme önemliydi…
Sihirli sözcük Soros destekli “açık toplum” idi.
Bu yeni muhafazakar “rüzgara” kendini kaptıranlardan biri de Hasan Cemal'di…

Bir trend yazar

Hafta sonu…
Hasan Cemal'in “Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor” adlı son çıkardığı kitabı okudum.
680 sayfalık kitabın aslında özü şu iki sözcük; “yanıldım, ama…”
Hasan Cemal'in bu kaçıncı “yanıldım” kitabı bilmiyorum! “Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım” ve “Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim” kitaplarında da benzer özeleştirisini okudum; “yanıldım, ama…”
Çabasını takdir ediyorum; ancak sorununu arama yolu yanlış.
Ne yazık ki… Özünde “trend yazarı” olan Hasan Cemal derine kazacak analitik düşünsel yeterlilikte değil. Son kitabında yazıyor; pek okuyan biri değil. Zaten konuları kavrayışına bakınca ideolojik eksikliği/ekonomik-politik bilmezliği sırıtıyor. Kuşkusuz bilmek zorunda değil; fakat sürekli “ahkam” kesiyor/yargıya varıyor. Oysa…
En büyük devrimcilik olguculuk değil mi? Bilgi/haber toplayıp- yazıp orada bıraksa yeterli olacak. Hayır. İlla politik moda'ya uygun büyük “laflar” edecek!
Tarihi referanslardan kopartılan aldatıcı “Ermeni soykırım” kervanına katılacak. Öyle ya… Hem Erivan'ı hem Los Angeles'ı gidip görmüştür, ve bu yeterlidir! Gelsin küresel alkışlar; “dede ittihatçı, torun demokrat!”
Bir kitabında “kimse kızmasın” diyor ama kırmızı halılar döşenip açılan yoldan yürümeyenlere kızıyor. “Ben dönek miyim” sorusuna sayfalarca yanıt veren Hasan Cemal'in döndüğü yerdeki insanların dönmemelerine sürekli laf sokuyor…

İçimden gelmiyor

“Beynini başkalarının eline vermekten kaçınmak… Beynini sloganların, birtakım köhne klişelerin emrine vermek yerine, bağımsız düşünmeye, özgür düşünmeye, eleştirel düşünmeye çalışmak… Bu konular benim hayatıma 1980'lerde girdi…”
Hasan Cemal…
New York merkezli neo-con düşünce tiranlığının ezbercisi olduğunun farkında değil mi?
“Sivil toplumculuk” adına, FETÖ'yü görmezlikten geldi.
“Demokrasi” adına, AKP'yi destekledi.
“Özgürlük” adına, küresel despot ABD'nin Irak, Afganistan müdahalelerini onayladı.
“Barış” adına, kimlik siyasetini övdü.
“İnsan hakları” adına, şiddeti-terörü meşrulaştırdı.
Hannah Arendt şunu dedi ki:
“Onlar büyük siyasal suçlular değil, büyük siyasal suçları mümkün kılan insanlardır!”

Yazının devamını okumak için lütfen linki tıklayınız:

http://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/soner-yalcin/dusunsel-yoksunluk-2233043/

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır