SON HABERLER
 
 
kod: 287016
نظرات: 95 بازدید
Tarih: 20 Subat 2018 Salı
Veysi Dündar
Çöküşe Giden Yol mu? Kaçışa Giden Yol mu?
Kimi markalar firmalarına kayyım atanmadan önce, kendilerini yurt dışına atmayı çözüm olarak benimsemişler.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, geçtiğimiz ay; “iş adamlarının Türkiye’deki yatırımlarından kazandıkları parayı yurt dışına çıkarmalarına asla izin vermeyin. Bazıları paralarını yurt dışına kaçırıyor. Bu bir vatan hainliğidir” dediği ve ertesi gün de “isteyen herkes parasını yurt dışına çıkarabilir” şeklinde düzeltmek zorunda kaldığı bu cümlesiyle, önemli markaların yatırımlarını yurt dışına çıkarmalarını engellemeyi amaçladığı görülüyor.

Kimi markalar firmalarına kayyım atanmadan önce, kendilerini yurt dışına atmayı çözüm olarak benimsemişler.

Bu bilinen bir yöntemdir. Almanya ya da İngiltere merkezli bir şirket belirlemek en azından siyasi baskı açısından fayda getirebilir. O yolla, mesela Ülker artık Türkiye’nin ya da Ülker ailesinin değil, İngiltere’de kurulu bir başka sermaye şirketinin girişimi olur. Kâr dağıtımları üzerinden İngiltere’ye vergi ödenmesi de muhtemeldir.

Bu durumda, “kafama göre kayyum atıyorum, el koyuyorum, ceza kesiyorum” tarzı yerel siyaset müdahaleleri daha zor hale geliyor ve en önemlisi konu Uluslararası Tahkimin alanına giriyor. Bir çok firma da bu yola başvurma eğiliminde.

Türkiye’de kayyum atanan şirketlerin bilinçli olarak batırıldığı hep söylenir. Amaç ise; şirket sahibinin bir şekilde yasal olarak şirketini geri aldığında çalıştırabilmesini engellemek. Aslında bu, kişisel ihtiras uğruna milli servetin yok edilmesidir. Şirketlerin bazısı da bu milli serveti korumak için yurtdışındaki şirketini kullanıyor. Hükmedenlerin utancıdır bu.

Fırsatını bulsalar, ülkenin üretim gücünün lokomotifi olan tüm sermaye gruplarının yapacağı bir eylemdir. İşadamı bir dünya tanıdık var. Özel konuşmalarımızda bir çoğunun ülkeden çıkma planları yapmak istediklerini üzülerek duyuyorum.

Ülker, Godiva ve United Biscuits markalarını da bünyesinde bulunduran Yıldız Holding’in bankalara olan 6 milyar dolar civarındaki borcunun yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışma ise sürüyor. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in çalışanlarına gönderdiği mektupta, söz konusu 6 milyar dolarlık kredi borcunun 1 milyar dolarlık kısmının yeniden yapılandırılması konusunda anlaşma sağlandığı bilgisi yer almıştı.

Ülker’in, AKP ile arasının açık ve ülke ekonomisinin sıkıntılı bir durumda olduğu kanaati yaygın. Ülker’in United Biscuits, Godiva gibi alımları ve Pladis’i kurmalarındaki amacı sektörlerinde global bir oyuncu olma çabası olarak görenler de var. Zaten Pladis’i kurduklarında bisküvi sektöründeki tüm iştiraklerini bu şirkette toplayacaklarını beyan etmişlerdi. Dolayısıyla bu olay “kaçmadan” ziyade Yıldız Holding’in globalleşme planının bir tezahürüdür diyenler de mevcuttur. Görünen ise, kanaatimce, “Ülker’in yurtdışına çıkmayı lüzumlu gördüğü ve çıktığı” şeklindedir.

Belki de düşündüklerimin tam tersidir. Yapılmak istenen global bir markanın inşa sürecidir. Yurtdışına merkez koymak da bu yolda atılmış stratejik bir adımdır. Zira “yurtdışına mal kaçıracak adam böyle göstere göstere işlem yapar mı?” diye düşünenler de vardır.

Tarihin tevafuk tekerrürüne bakın ki; Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçması gerçeğine karşın, kendisinin vatan haini olmadığını iddia eden iktidar yönetimindeki ülkemizde, Ülker’in İngiltere’ye kollarını uzatması vatan haini olarak görülmelerine vesile oluyor. Bu da garip bir ironi.

Yatırımlarını yurtdışına kaydıranların yaptığı kasırgadan önce tedbir mahiyetinde kaçıştır. Beklenen büyük bir kriz vardır. Kayyuma devr olunmaktansa, bu tedbir düşünülmüştür. Mallarına el konulan FETÖ üyelerinin haline bakan başkalarını kara kara düşündüren bir tablonun sonucudur bu.

Ne de olsa; “parasız kalan Yahudi eski defterleri karıştırırmış.”

Her neyse yazının sonuna geldim. Diyeceğim şudur ki; OHAL’lerle yönetilen ülkemizde yarın öbür gün devlet adına hareket edenler “ben senin mallarına el koyuyorum” diyebilir. Dolayısıyla OHAL kaldırılmalı. Normal şartlara dönülmeli. Devlet yatırımcısına, iş  adamına, vatandaşına güven vermeli, korku değil!!!

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır