SON HABERLER
 
 
kod: 287011
نظرات: 95 بازدید
Tarih: 20 Subat 2018 Salı
Mustafa Kaya
Pimi Çekilmiş Bomba
Bendeniz, özellikle sorumluluk mevkiinde olan insanların tarihi doğrudan övgü veya sövgü aracı yapmamaları gerektiğini zannediyorum.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

1989 yılında İstanbul-Harbiye’deki bir salon toplantısında dinlemiştim. Duyduklarım benim için o döneme göre çok şaşırtıcıydı. Nasıl yani diye peş peşe zihnime gelen soruları o zamanlar düşüncelerine itibar ettiğim büyüklerime sorarak anlamaya çalışmıştım. Sonrasında kendime göre bir çıkış yolu buldum. Tarihi şahsiyetleri ve olayları değerlendirirken övgünün de, yerginin de muhatapların birer insan olduğunu unutmadan yapacaktım. Bir de olayları anlamaya çalışırken dönemin koşullarını göz önünde bulundurmadan bir yargıya varmayacaktım.

Bu girişi neden yaptım? Çünkü biraz sonra ifade edeceklerim, belki kimileri tarafından zorlama yorumlara maruz kalabilir. Ancak tarihte kazanılan tecrübeler aynı hataları tekrarlamamak için önemli birer örnektir. İşte bugün ibret alınması umuduyla böyle bir tarihi vakıadan bahsedeceğim. Rahmetli Menderes 1957 yılı sonrası ABD ile ilişkileri düzeltmek için harekete geçer. Bunun için birileri kendisine Amerika’daki Yahudi lobisini işaret eder. Kendisine lobi aracılığıyla ABD yönetimi üzerinde etkinlik sağlanabileceği telkin edilir. Bu tavsiyelere itibar eden Menderes düğmeye basar. Ancak bu çok zor bir süreçtir. Nasıl olacak da hem İslam dünyası ile ilişkiler zedelenmeyecek, hem de ABD ile olan ilişkiler tamir edilecektir. Kendisini bu yola sokanlar görüşmeler için lobinin yanında İsrail’le de işbirliği yapmanın daha doğru olacağını söylerler. İsrail ilan edileli henüz 10 yıl bile olmamıştır. Bir taraftan İslam dünyasının tepkisini çekmemek, diğer taraftan SSCB’ye karşı ABD desteğinin devamını sağlamak isteyen Menderes, İsrail’le “Hayalet İttifak” denilen bir işbirliği içine girer. Adına “Hayalet” denilmiştir, çünkü bütün görüşmeler son derece gizlilik altında yapılır. Avrupa’da başta Zürih olmak üzere çeşitli yerlerde toplantılar yapılır. Görevlendirilen isimlerin hiçbirisi Menderes dışında kimseye bilgi vermez. Oysa bu girilen yol tam bir tuzaktır. ABD ve İsrail kendi aralarında iş bölümü yapmış iyi polis, kötü polis oyununu güzel oynamışlardır. Hedef bellidir; İsrail’in elini daha da güçlendirmek ve hem Türkiye devleti hem de ilerleyen süreçte Türk halkı nezdinde meşruiyeti artırmak. Saman altından su çok sinsice yürütülmüştür. Her adımda ABD ile sorunların çözüldüğünü zanneden Menderes, içerde kendisine olan desteğin devamını sağlamak için dilini daha da sertleştirmeyi bir strateji haline dönüştürmüştür. Ancak hiçbir şey sonuç vermemiş, 27 Mayıs askeri darbesiyle bir dönem kapanmıştır.

Şimdi de Suriye gibi bir baş ağrısı sorun ile cebelleşirken, Suriye siyasetin yaptığı hatalar yüzünden beka sorunumuz haline dönüşmüşken, şartlar son tahlilde ordumuzu devreye sokmamızı zorunlu kılmışken, ABD’nin zaman kazanmak için yaptığında şüphe bulunmayan “normalleşme” açıklamalarını çok dikkatli incelememiz gerekir.

Aslında soru şudur;

Ey Amerika, sen şu anda Suriye’deki varlığını ve YPG ile işbirliğini neye dayandırıyorsun?

Cevap; bir DAEŞ, iki Esad. Peki, yarın her ikisi de Suriye’de tamamen bitirilmiş olsa, sen Suriye’den ayrılıp gidecek misin, cevap hayır!

Bu cevabın hayır olduğunu bilmeyen olduğunu zannetmiyorum. Hâl böyleyken Amerika’nın Suriye’yi bölmek gibi bir hedeften vazgeçtiğine inanmak, Türkiye’yi yakın gelecekte tehdit edecek adımları atmayacağına itibar etmek bana çok anlaşılır gelmiyor.

Malumunuz dün bu yakınlaşmaya ilk tepki Suriye askerinin Afrin’e gireceği şeklinde oldu.

Bu adımın arkasında kimin veya kimlerin olduğunu sormaya gerek bile yok.

Yani böyle giderse bölge kontrolden tamamen çıkacak. Sonra ABD de Irak’tan daha tehlikeli olan pimi çekilmiş bombayı kucağımıza bırakacak.

milligazete

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır