kod: 286586
نظرات: 44 بازدید
Tarih: 15 Ocak 2018 Pazartesi
Barış Doster
Madde madde Türkiye şimdi ne yapmalı
Dış politika üzerine kafa yorarken, nelerin göz ardı edilemeyeceğini madde madde anımsamakta yarar var…
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Türkiye’nin Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Kıbrıs’ta izlediği dış politika, ABD ve Avrupa Birliği’yle yaşadığı gerilim, Rusya ve Çin’le dönemsel ve zorunlu olarak yakınlaşması üzerine düşünürken, öncelikle ve özellikle gerçekçi olmak gerekir. Çünkü yaşadıklarımız; coğrafyaya, devlet kapasitesine, enerji bağımlılığına ve ticari ilişkilere rağmen dış politika izlenemeyeceğini defalarca kanıtladı. Dış politika üzerine kafa yorarken, nelerin göz ardı edilemeyeceğini madde madde anımsamakta yarar var…

1) Dış politika; kısa tanımıyla, uluslararası ilişkilerde devletin diğer devletler ve devlet dışı aktörlerle ilişkilerini belirler. Gerçekçi kurama (realist teori) göre; devletler çıkarlarını azami kılmak için, mümkün olduğunca güç peşinde koşan yapılardır. Bu amaçla; başta siyasi, iktisadi, askeri ve yumuşak güç unsurları olmak üzere tüm güç unsurlarından azami ölçüde yararlanmaya çalışırlar. Coğrafi konum, doğal kaynaklar, nüfus, bilimsel – teknolojik kapasite gibi güç unsurlarını seferber ederler. Bunu yaparken kapasiteleri elverdiği ölçüde, hedefler ve olanaklar, niyetler ve gerçekler arasında uyum gözetirler. Dış politika, devlet politikasıdır. Hükümetlere, dışişleri bakanlarına göre değişmez. Bu alanda ani değişiklikler yapılmaz. Genel gidişat iyi izlenir. İktisadi ilişkiler gözetilir. Dış politika, öncelikle ulusal çıkarı, ulusal güvenliği, bağımsızlığı, egemenliği, ekonomik gelişmeyi azami kılmak için yapılır. 

DEVLET KAPASİTESİNİN SINIRLARI

2) Orta büyüklükteki devletler, küçük devletler, maddi açıdan maliyeti düşük yöntemlerle dış politika yürütmeye çalışırlar. Uluslararası hukuka, uluslararası örgütlere daha çok önem verirler. Diplomasinin kurallarını, değerlerini, ilkelerini, kurumlarını, örgütlerini daha fazla önemserler. Güce başvurulmasına karşı çıkar, silahlı çatışmalardan uzak durmaya çalışırlar. Sınırları tartışmaya açmazlar. Büyük sözler etmezler. Uzun vadeli plan yaparken, kısa vadeli gelişmelere karşı da hazırlıklı olmaya çabalarlar. Başka ülkelerin içişlerine müdahale etmenin, o ülkelere de aynı hakkı tanıyacağını bilirler. Kendilerine karşı ittifak kurulmasını önlemeye çalışırlar. Komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmek isterler. Zira küçük – orta ölçekli devletlerin hatalarını telafi etme olanağı her zaman mümkün değildir. Mümkün olduğu zaman da yüksek maliyetlidir. O nedenle dışişleri bakanlığının temkinli olması, muhafazakâr olmasından değil, gerçekçi olmasından, devlet kapasitesinin sınırlarını bilmesinden kaynaklanır. İhtiyatlı, temkinli olması doğaldır.

3) Dış politika; coğrafi konumdan, ulusal – bölgesel - küresel ortamdan, ulusal önceliklerden, tehdit tanımlarından, tehdit algılarından, devlet kapasitesinden, komşu ülkelerin güç ve hedefinden, güç unsurlarından, diplomasi kalitesinden bağımsız değildir. Bu nedenle diğer ülkelerle ilişkilerde, gazetecilik tabiriyle “temas ve mesafeyi korumak” gerekir. Kişilikli diplomasi açısından, içişlerine müdahale edilmesini önlemek açısından, her ülkeyle - her ittifakla dengeli ilişkiler kurmak açısından zorunludur bu. Aksi halde ülke, dış yönlendirme, telkin ve dayatmalara açık hale gelir.

4) Dış politikada ekol yaratmak, doktrin geliştirmek, düşünce okulu kurmak kolay değildir. Bir dış politika ekolü yaratmak için, Ahmet Davutoğlu misali, sıklıkla “strateji”, “jeopolitik”, “parametre”, “paradigma” gibi terimler kullanmak yetmez. Devlet kapasitesini doğru tartmak, ulusal ölçeğin, iç dinamiklerin yanında, dış dinamikleri, bölgesel ve küresel gelişmeleri iyi izlemek, doğru tahlil etmek gerekir. İstikrarlı bir dış politika doktrini ve ekolü kurmak için, ülke içinde ve dışında, tüm etkili odakların, egemen sınıfların, nüfuz sahibi güçlerin, çıkar gruplarının, sermaye çevrelerinin, lobilerin sürece güçleri oranında dahil olduklarını, önceliklerini, taleplerini dayattıklarını, çıkarları yönünde baskı yaptıklarını akıldan çıkarmamak zorunludur.    

BAŞARILI DİPLOMASİ NEDİR

5) Başarılı diplomasi; uluslararası ilişkilerde değişimin sürekli olduğunu bilir. Dünya sisteminde istikrarlı dönemler istisnadır. Kaos, kargaşa, istikrarsızlık esastır. Barış dönemleri azdır. Savaş dönemleri çoktur.

6) Ülkenin fiziki varlığına yönelik tehdit, işgal, saldırı varsa; bölünme, parçalanma, sömürge durumuna düşme riski varsa; kültür varlıklarına yönelik tehdit varsa; dış politika bu tehlikelere karşı önlem alır. Bunları etkisiz kılmaya çalışır. Ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir ülkenin tek başına kendi güvenliğini azami kılamadığı, sadece silahlı güçle güvenliğini sağlayamadığı günümüzde, dış politika hedeflerine ulaşmak için de işbirliği zorunludur. Çünkü sadece silahla güvenlik imkânsızdır. Mali açıdan da uzun süre katlanılabilir, sürdürülebilir değildir.

7) Başarılı dış politika, başka ülkelerin niyetlerini, önceliklerini, tehdit algılarını, potansiyelini, işbirliği arayışlarını, imkân ve kabiliyetlerini doğru saptar. Ülkeler birbirlerini ne sadece, daima dost; ne sadece, daima düşman olarak görürler. Uzlaşan ve çatışan çıkarlar vardır.

8) Ülkeler dış politikada pragmatik davranırlar. Sorunlara çıkar odaklı bakarlar. Amaç; ulusal güvenliği, ulusal çıkarı azami kılmak olduğundan, sadece siyasi, askeri, diplomatik adımları değil, ekonomik adımları, ticari ilişkileri de özel sektörü de buna göre yapılandırıp, yönlendirirler. Deniz yolları üzerinde etkili olmayı, deniz ticaretinde öne çıkmayı, enerji kaynaklarını ve güzergâhlarını denetlemeyi isterler. Bu hedeflere ulaşmak için farklı yollar, araçlar, aktörler, taktikler kullanırlar, ittifaklar geliştirirler. Bu yüzden, bir ülkenin değerler üzerinden dış politika yaptığını öne sürmesi yanlıştır. Çünkü değerler üzerinden dış politika yapılmaz. Çıkarlar üzerinden dış politika yapılır. Değerler ve çıkarlar nadiren örtüşür, genelde çelişirler.

9) Diplomasi; çatışmayı azaltmaya, uzlaşmayı çoğaltmaya çalışır. Aşırıcılıktan uzak durur. Makulde anlaşmaya, bunu da kalıcı kılmaya çabalar. İkili ilişkilerin, kaçınılmaz olarak üçüncü tarafların dikkatini çekeceğini, tehdit algılarını besleyeceğini, müdahale isteğini kamçılayacağını bilir. Ulusal güvenliği azami kılarken, bunu, mümkün olan en az kaynağı kullanarak başarmak ister. Silahla çözülmesi düşünülen sorunları diplomasiyle çözmeyi yeğler.

10) İhtiyaçlar değişince, ittifaklar da değişir. Her ittifak karşısında yeni bir ittifak doğurur. Bir konuda ittifak içinde olunan bir ülkeyle başka bir konuda mutlaka iyi ilişki içinde olunmayabilir. Dış politikada sonucu öngörülemeyen adım atılmaz.

Kıssadan Hisse: Zayıf ekonomiden güçlü diplomasi çıkmaz.

odatv

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır