kod: 286569
نظرات: 71 بازدید
Tarih: 14 Ocak 2018 Pazar
Veysi Dündar
Yerli ve Milli Görül(me)mek
Bugün bu yayın vasıtalarına sahip olmayan bir fert ve bir millet, ağızsız ve dilsiz bir fert ve millet durumundadır.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Bugün gazete, dergi, kitap, radyo ve televizyon, internet haber siteleri, sosyal medyayı elinde tutmadan bir insanın düşündüğünü başkalarına duyurması kâbil görünmemektedir.

Bugün bu yayın vasıtalarına sahip olmayan bir fert ve bir millet, ağızsız ve dilsiz bir fert ve millet durumundadır. İşte bugün sen bu duruma düşürüldün…!!!

Elin açık gözü ise; senin bu halinden faydalanmayı biliyor. Ama her şey bitmiş değildir. Artık bugün sen de uyanabilir, başkalarının kullanıp başarıya ulaştıkları araçları kullanabilir ve inşaAllah başarıya ulaşabilirsin.

Peygamberimiz Hz. Muhammed; “Ben iki kimseyi muhakeme ederken, müdafaa gücünün tesiriyle bunlardan haksız olan, beni ikna edip haklı çıkabilir. Ama o bilsin ki, haksız olarak elde ettiği şey cehennem ateşinden bir parçadır” buyururken işte bu noktaya işaret ediyor.

Reklamcılığın ya da ikna etmenin gücü ve kuvveti ne ölçüde olursa olsun, şüphesiz Peygamber aldatılamazdı. Fakat Peygamber, bizim ibret almamız için böyle buyuruyor. “Davasını iyi müdafaa eden, değil sizin, Peygamberin huzurunda bile haklı çıkabilir” demek istiyor. İleride mahkum olmak, azap görmek ayrı şey. Bunda kimsenin şüphesi olamaz. Ama bize düşen, içtimai (sosyal/toplumsal) hayatın kanunlarını iyi kavramak, yeri sırası geldiğinde hakkımızı başkasına kaptırmamaktır.

Bu konuda başka bir misal edebiyat, belagattır. Belagatin gücüne şu söz ile dikkat çekilmiştir. “Şiirde hikmet, beyanda sihir vardır.” Belagatın üstün gücünden istifade etmek her insanın vazifesidir. Dünyanın basını, radyo ve televizyonu, her türlü reklamcılık imkanları kimin elindeyse, galip gelen odur. Velev ki; davanızı en iyi şekilde temsil etseniz bile, galip gelecek olan, basın yayın yoluyla algı yönetmeyi başaranlar olacaktır.

Dikkat edilirse; basın-yayın yoluyla, dünya yüzünde yaşayan her milleti etkisine alan kültür emperyalizmini onların hayatına hakim kılan devletler, ellerini sıcaktan soğuğa vurmadan bugün rahatça istedikleri <efkârı umûmîyyeyi/kamuoyu> meydana getirmekte, istediğine istediği algıyı vermektedir. Bu suretle; reyleri, fikirleri ve ruhları algı yönetimiyle; kendi terbiye ve idaresi altına almaktadır.

Türkiye’de de yaşanan budur. Basının baskın gücü, neredeyse yüzde doksan civarında iktidar yanlısıdır. Yandaş medyadan kasıtla anılan bu oluşum, aradaki bu bariz farkla; tüm kanallarda günde 5-6 saat Cumhurbaşkanı ve Başbakanı göstererek, asgari ücreti 9 kat artırmış görünerek, emekliye 100 tl’lik zammı ikramiye gibi addettirerek, elektrik köprü ve otoyol zamlarını fiyat düzenlemesi, kendini açlıktan yakan bir genci kısa bir paragrafla iç sayfa haberi biçiminde vererek, her devlet krizi yaşandığında hep haklıyız algısı oluşturarak, bir-iki sene evvel birbirlerine demediklerini bırakmayan Akp ve Mhp’nin, 2019 Cumhurbaşkanlığı ittifakını “yerli ve milli” atıfla reklam ederek beynimize kazımaya çalışır.

Sahi biz muhalifler, “yerli ve milli” değil miyiz, Allah aşkına ya habibi?

ocakmedya

Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
چاپارک
"Jam News" için tüm hakları saklıdır