ÇOK İZLENENLER
ÇOK YORUMLANANLAR
SON HABERLER
 
 
kod: 286387
نظرات: 1366 بازدید
Tarih: 31 Aralık 2017 Pazar
İran’da Neler Oluyor?
İran’da yaşanan son olaylar İslam toplumunun ne kadar duygusal, saman alevi gibi parlayan, galeyana gelen bir toplum olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

   Cam Haber Ajansı (JAM) –   Emperyalizmin ve Siyonizm’in kendi hedefleri için Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Asya’da ve Afrika’da turuncu, kadife, Arap Baharı gibi çeşitli isimlerle ortaya çıkardığı devrimler; duygusal olan, bilim ve ekonomik alanlarda geri kalmış halkların bir saman alevi gibi parlamasına çok kısa bir sürede galeyana gelmesine ve bilinçsiz bir şekilde emperyalizmin ve Siyonizm’in oyuncağı olarak sonlarını düşünmeden kendi hükümetlerini yıkmalarına neden olmuştur.  

   Emperyalizm ve Siyonizm’in hizmetinde olan ülkeler, geri kalmış ülkeleri ele geçirmek için her fırsatı kolluyor ve en ufak bir kıvılcımda harekete geçiyorlar. Aslında bu bölgelerde yaşanan olaylara baktığımızda halkın yasal hakkı olan hükümetlere karşı itirazları; bir kargaşaya, iç savaşa, devrime dönüştürülüyor olduğudur. Bu bağlamda İran’da yaşanan olaylara baktığımızda ülkede var olan ekonomik, adalet ve yolsuzluk sorunlarına halkın doğal olarak itiraz etmesi, medya gücünü elinde bulunduran fırsatçı kan emicilerin iştahını kabartmış hemen saldırıya geçmelerini sağlamıştır. Tıpkı ABD, İngiltere, İsrail ve yardakçıları Suud rejiminin yaptığı gibi, itirazları asıl merciinden çıkararak farklı boyutlara taşımaya çalışmışlardır.

   Yaşanan olayların 2009’daki Yeşil Hareketi adıyla düzenlenen protestoların yıl dönümüne gelmesi de olayı tahrik etmekte yardımcı olmuş 2009’da hedeflerine ulaşamayanlar için yeni bir fırsat doğurmuştu. Böylece halkın; ekonomiye, adaletsizliğe, yolsuzluğa olan itirazları sisteme karşı olduğu söylemlerine dönüşmüştür. Bu durum düşmanları sevindirip ümitlendirirken, bazı dostları ümitsizliğe sürüklemiş bir anda her şeyin bittiği düşüncesine sevk etmiştir. Mevcut durumda devam eden protestolar; inkılap karşıtı, ideolojik olarak, darbe yapılıyor gibi gösterilmeye çalışılsa da gerçekte böyle olmadığı, yapılan itirazların yöneticilerden kaynaklı sorunlara karşı olduğu açıktır. Diğer bir nokta ise benzer hatta daha şiddetli olaylar ABD, İsrail, Fransa, İspanya gibi batılı ülkelerde her gün yaşanmasına rağmen hiç kimse bu ülkelerin, yönetimlerin yıkılacağını, darbe olacağını dile getirmemekte, üstelik oralarda yaşananlar demokrasi olarak adlandırılmaktayken bölge ülkelerinde rahatlıkla Devrim-Darbe oluyor denilebilmektedir.
   Dikkat edelim 37 yıldır ambargo altında olan bir ülke halkında bahsediyoruz. Üstelik büyük ümitlerle ikinci kez şans verdiği hükümet yetkilileri; halkın sorunlarını çözeceğini vaat etmiş, yaptıkları nükleer anlaşmayı büyük bir başarı gibi aktarmış, her geçen gün ülke ekonomisinin büyüdüğü ilan edilmiş fakat halka yansıyan olumlu bir gelişme olmamış, beklentiler suya düşmüş ve beklentilerin aksine hükümette olan bazı yetkililerin kendilerinin ve yakınlarının büyük yolsuzluklar, adaletsizlikler yaptığı ve bunun gün yüzüne çıktığı bir ülkeden bahsediyoruz. İşsizlik sorununun devam ettiği, özellikle üniversite mezunlarının iş bulmada büyük sıkıntılar yaşadığı, çalışan insanların son aylarda maaşlarını alamadığı, fabrikaların kapandığı, halka kredi veren kurumların iflaslarını açıklandığı bir ülkeden bahsediyoruz. Bu ekonomik sorunlarla birlikte ülkede adaletsizliğin ve yolsuzluğun çok büyük bir boyutlara ulaştığı ve halkın bu durumdan aşırı derecede rahatsızlık duyduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Hatta bu sıkıntılar eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad tarafından yüksek sesle dile getirildi ve yönetimde olanların bu yanlışlardan dönmesi uyarısı yapıldı. 

   Yine İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei, Cumhurbaşkanı Ruhani ve bakanlara; iktisadi sorunların ülkenin birinci meselesi olduğunu ve bu sorunların çözümlenmesi gerektiğini, ekonomideki gelişme verilerinin halka yansıtılmasını ve halkın alım gücünün, yaşam şartlarının iyileştirilmesi için çalışma yapılması gerektiği, muhalif seslerin dikkate alınması uyarısında bulunmuştu. 

    Bütün bu yaşananlara, uyarılara rağmen hükumet yetkililerinin ve sorumlularının gerekli çalışmaları yapmaması ve sorunların giderek büyümesi sonucu halkın itirazda bulunması kaçınılmazdı ve beklenen oldu halk itirazını dile getirdi. Fakat bu itiraz da diğerleri gibi fırsat kollayanların provokelerine maruz kalmış durumda. Halkın dikkat etmesi uyanık olması gereken yer tam da burası kendi içindeki sorunları dile getirirken dış mihrakların oyuncağı olup, onların hizmetinde bulunmamalı. Haklıyken haksız duruma düşmemeli.

TR.JAMNEWS

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır