ÇOK İZLENENLER
ÇOK YORUMLANANLAR
SON HABERLER
 
 
kod: 283315
نظرات: 382 بازدید
Tarih: 3 Mayıs 2017 Çarsamba
Abdülkadir Özkan
Yeni bir dünya kurulmadan zulüm bitmez
Birleşmiş Milletlerin adaletsiz yapısını ifade etmek için sıkça,”Dünyanın beşten büyük” olduğu dile getiriliyor.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]
Dünyanın beşten büyük olduğu ve bu yapının değiştirilmesi gerektiği doğru, çünkü BM’nin oluşumunda zamanın sömürgeci güçleri kontrolü ellerinden tutmak, çıkarlarını garanti altına almak için oluşturdukları yapıda Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesine veto hakkı tanımışlar, böyle olunca da bu beş daimi üyenin evet demediği hiçbir karar uygulama imkânı bulmuyor, bulamıyor. Bu noktada ipin ucunun zalimlerin elinde oluşunu gösteren bir başka hususa; Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasında bir İslam ülkesinin bulunmuyor olmasına dikkat çekmek yanlış olmaz. Daha işin başında BM denen bu örgütün dünya üzerinde haksızlığı önleme, özelliklede Müslüman ülkelere yönelik saldırı ve haksızlıkların önüne geçilmesi gibi bir düşünce söz konusu olmamıştır… Bunun da ötesinde Müslümanlar ve İslam ülkeleri aleyhine BM’de alınan kararlara karşı Müslümanların itiraz ve veto hakkı bulunmuyor. Böyle bir uluslararası kuruluştan da dünya üzerinde adaletin ve barışın tesis edilmesini beklemek mümkün değil. Bunu görmek için dünya üzerinde nerede bir sıcak çatışma varsa, orada haksızlığa ve katliama uğrayanların Müslümanlar olduğunu görmek yeterlidir sanıyorum.
 
BM’nin yapısı ve uygulamalarını hatırlattıktan sonra NATO denen ve bizim de üyesi olduğumu askeri teşkilatın yapısının da benzer bir çarpıklığa sahip olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bunun için sadece Irak, Suriye ve ülkemize yönelik faaliyet gösteren terör örgütlerinin elinde NATO silahlarının bulunuyor olmasını söylemek yeterli olacaktır. Bunun son örneği iktidar yanlısı bir gazetemizde, “NATO, bize karşı PKK’yı koruyor” başlığı altında yer alan ve şu bilgileri içiren haber sanıyorum meseleyi izah için yeterlidir:
“Türkiye’nin de üye olduğu NATO’nun bazı üyelerinin terör örgütü PKK/PYD’ye yüksek teknolojili silahlar vermenin yanı sıra, askerlerini de teröristlere canlı kalkan yapıyor. ABD, İngiliz, Alman ve Fransız askerlerinin Mehmetçik’e karşı teröristlere güvenlik şemsiyesi olması Ankara’nın sabrının sınırlarını zorluyor.”
 
Sanıyorum işin vahametini, adaletin değil gücün hâkim olduğu bir dünya oluşturulduğunu görmek için başka delil ve gerekçeye ihtiyaç yoktur. Bu bakımdan BM ve NATO adlı uluslararası örgütlerle yeryüzünde barış ve adaletin tesisi mümkün değil. Böyle olunca hak ve adaleti esas alan yeni bir yapılanmaya, yani yeni bir dünyanın oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Özellikle zulme ve katliama en çok uğrayan Müslümanlar olduğuna göre bu ülkelerin yöneticileri BM ve NATO’yu eleştirmekte ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, ortaya yeni bir dünyanın nasıl oluşturulacağını koymadan şikâyetlerin bir anlamı kalmıyor. Çünkü şikâyetler yeryüzünde zalimlerin katliam ve zulmünü önlemeye yetmiyor. BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine ve NATO’nun insafına bırakılmış olan bir dünyanın yerine oluşturulacak uygulanabilir bir alternatif ortaya koymak mecburiyeti var. Biz Milli Görüşçüler olarak bu alternatifi İslam Birliği olarak yıllardan beri savunuyoruz ve bunun başlangıcını Rahmetli Erbakan Hocam 11 aylık iktidarı döneminde D-8‘ler olarak ortaya koydu. Bu ise, bazılarının ileri sürdüğü gibi İslam Birliği’nin oluşturulmasının imkânsız olmadığını, aksine gerekli çaba gösterildiği takdirde tahmin edilenden daha kısa zamanda hayata geçirilebileceğini gösteriyor. Bunun için sadece BM’nin yanlışlarını ortaya koymakla yetinmeyerek alternatif koymak ve bu yolda çaba göstermek gerekiyor. Aksi halde BM’den ve NATO’dan şikâyetle yetinmek sonuçsuz ve toplumu uyutmaya yönelik söylem olmaktan öte geçmeyecektir. Bunun için İslam Birliği’nin mümkün olmadığını söylemek yerine mevcut dünya düzeninden şikâyetçi olanların İslam Birliği’nin tesisi hususunda harekete geçmeleri samimiyetlerini gösterecektir. Alternatif koymadan ABD’ye kızınca Rusya’ya, Rusya’ya kızınca ABD’ye yanaşmak ya da Uzak Doğu’dan destek aramak dünya düzeninin değişmesine/değiştirilmesine yetmeyecektir. Unutulmasın ki, yıllardan beri Suriye’de ABD ve Rusya birlikte hareket ediyor, Suriye’yi birlikte paylaşmanın adımlarını atıyorlar.
milligazete
Anahtar Kelimeler
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır