ÇOK İZLENENLER
ÇOK YORUMLANANLAR
SON HABERLER
 
 
kod: 272893
نظرات: 388 بازدید
Tarih: 5 Haziran 2015 Cuma
Umur Talu
Allelopati süreci!
“Allelopati”diye bir şey var. İnsan zamanla öğreniyor.
0 0 View 0 نظر
[+] metin Boyutu [-]

Allelopati”diye bir şey var.

İnsan zamanla öğreniyor.

Bitkilerin hayatı”na ve ölümüne ilişkin ama şu “bitkisel hayat”ta da her fani tadabiliyor.

Alletos” bildik-bilmedik “öteki” demek. Senden olmayan, esasen “senden saymadığın”, daha doğrusu “düşman saydığın.”

Pathos” ise hep o bildiğimiz “acı vermek, acı çektirmek.”

İkisi birlikte “ötekine acı çektirmek” oluyor.

Bir bitkinin “Öteki bitkinin gelişmesini engelleyecek, hatta yok olmasını sağlayacak kimyasal saçması” olarak idrak ediliyor.

İnsan ve toplumların “bitkisel” hayatında ise, “Etnik temizlik”ten, “Ötekini ezmek, süründürmek, tehdit etmek, acı çektirmek, yok etmek”e kadar bir sürü şey!

***

Memlekette “Allelopatik” süreçler elbet hiç eksik olmadı.

En vahşi, en kıyıcı, en kırımcılarından en sinsilerine.

Bunlarla mücadele vaadindeki iktidar da aynı “kimyasal süreç”in müptelası oldu zaten.

Herkesin devleti, herkesin hükümeti, herkesin cumhurbaşkanı” başkalarının varlığına karşı her gün yeni kimyasalla huzurlarımızda.

Belki de “terör örgütleri”ne (gitmediyse) gidebilecek silahlarla ilgili haber yapanlar (arama yapanlar) gibi “terör örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak”la suçlanıyor.

Devlet yetkililerinin, hala birbiriyle çelişen, bir öncekini yalanlayan, belli ki “yalan dolan” olabilecek açıklamaları varken, “gerçeği ortaya çıkarma” görevi olanlar “yalancılık”la suçlanıyor.

Başta CIA, Suudi, Katar gizli servisleri vesaire ile “casusluk” oyunlarına karışanlar, “hakikati arama çabası”nı casuslukla suçluyor.

Devlet ve milletgüvenliği”ni, ülkeyi de Ortadoğu savaş sahası haline getirerek tehlikeye sokabilenler, tartışılmasını “devlet güvenliğine tehdit” diye suçluyor.

Cumhurbaşkanı öfkesini “gününü görecek” diye ifade ediyor; “devletin başı” sıfatıyla bizatihi suç duyurusunda bulunuyor ki, “bağımsız yargı” da anında, tüm “terör, örgüt, casusluk, devletin güvenliğini zedelemek” suçlamalarıyla, Can Dündar ve Cumhuriyet’in üstüne yürüyor.

Ali Bayramoğlu’nun bile, epeydir kuşatma altında olan kadim vicdanının artık dayanamamasıyla, “Olacak şey değil” dediği bir olmuş şey!

Gazetecilikte yalan haber de olmuştur, manipülasyon da elbet.

Tezgâh haberler de.

Ama gerçeğin ortaya çıkmasına hizmet de.

Hoşa gitmeyen her şey, “allelopatik” kimyasal sürece konu olacaksa, neden demokratik hukuk devleti deniyor ki buna!

***

Dünya artık “Işid ve benzerleri”nin yükselmesinde, şu anda onlarla savaştığını iddia eden, hatta bombalayan ABD, İngiltere, S. Arabistan, özellikle Katar ‘ın, istihbarat servislerinin rolünü, Kaddafi sonrası Libya’dan silah transferini, varsa savaş suçlarını tartışabilecek bir noktaya gidiyor.

Türkiye de bu tartışmadan, içeride medyayı susturarak muaf olamayacak ki.

Burada gizlenen orada, orada gizlenen burada ortaya çıkacak.

Çünkü hakikatin öyle bir huyu var, diye bilinir!

Nitekim şu sıra Batı basınında, misal Guardian’da (orada “terör örgütü kurmak, üyesi olmak, casusluk ve devletin güvenliğini tehdit”le suçlanmayan gazeteciler tarafından) 2012 tarihli bir ABD istihbarat raporuna atıf yapılıyor:

Suriye ve Irak’ta Selefi, hatta El-Kaide vb. kontrolünde İslam Devleti oluşmasına ve tercih edildiğine dair unsurlar… Bunların Suriye’de esas rejim muhalifi sayıldıkları… Batı, S.Arabistan, Katar gibi Körfez ülkeleri ile Türkiye’nin bu muhalif gruplara desteği… Suriye ve Irak’taki İran yanlısı Şii egemenliğine karşı bu Sünni grupların desteklendiği… Işid’in ortaya çıkışı doğrudan tercihleri olmasa da, uygulanan politikaların buna hizmet ettiği… Şimdi Işid’e karşı El Nusra’nın desteklenmesinin farklı bir şey olmadığı” gibi şeyler işte!

***

Spora politika karıştırmayalım ama FİFA’da rüşvet skandalı, bunun Katar’a uzanma ihtimali, Katar’ın başka nerelere uzandığının didiklenmesi de eli kulağında “Terör örgütü, üyelik etme, casusluk, devletin güvenliğini tehdit” haberleri.

Fransa Şampiyonu Paris St. Germain, Korsika’da Bastia deplasmanına gittiğinde, Bastia tribünleri devasa bir, “Katar PSG’yi… ve terörü destekliyor” pankartı asmıştı; kulübün Katarlı sahiplerine atıfla.

Taraftarlar, “Fransa devletinin hem terörizmi lanetleyen hem de kaynaklarıyla haşir neşir ikiyüzlü politikasını protesto ettiklerini” söylemişti. Öyle ya önceki Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin de Katar’dan aldıkları hatırlanırsa!

O maçta, sürpriz bu ya, alt sıra takımı olan Bastia da “çok yıldızlı” PSG’yi 4-2 yenmiş; PSG yönetimine göre “pankart oyuncuların moralini bozmuş”tu!

Federasyon Bastia’ya 30 bin Avro para cezası verdi; “Terör örgütü olmak, casusluk ve devletin güvenliğini şey”le suçlayamadı!

Ceza çoktan ödenmiştir; ama o pankart akılda kaldı!

En şampiyon da olsan, gölgen seni kovalıyor işte.

Peşini bırakmıyor!

Allelopati”ye başvuran her nebatın da bir gölgesi ve tabiatta bıraktığı kimyasal izler var ya, öyle işte!

Anahtar Kelimeler
Allelopati
 | 
Sistemler
 | 
Gündem
 | 
TR JAMNEWS
 | 
İLGİLİ HABERLER
YORUMLAR

Name:
Email:
Comments:
YORUM GÖNDER
İSİM:
E-posta:
YORUMLAR:
GÖNDER
"Jam News" için tüm hakları saklıdır